Pandemi Sürecinde Karne

post preview

 

1)      Pandemi döneminde evden eğitim sonunda alınan karneyi nasıl değerlendirmeliyiz?

Ülkemizde genellikle karne çocukları sınıflandıran ve etiketleyen belge olmaktan dışarı çıkamamaktadır. Pandemi sürecinde alınan karne şimdiye kadar alınan karnelerden farklı olacaktır. Her şeyin yeni bir düzende ilerlediği, bir sürü belirsizliğin olduğu ve imkanların kısıtlı sunulduğu birçok çocuk açısından, aileleri tarafından eleştirilere maruz kalmayacakları ilk karne. Belki de arkadaşları arasında alamadığı belgenin utancını yaşamayacağı ilk karne. Ailelerimizin çocuklarına hak verdiği ve karne kavramına biraz daha dışardan bakabildikleri bir süreç olduğunu da düşünüyorum. Dolayısıyla her zaman söylediğim şeylerden çok uzaklaşamayacağım.

Karne çocuğun derslerle ilgili başarısını ya da başarısızlığını değerlendirir. Kişiliğini ve karakterini değerlendirmek için bir belge değildir. ‘’Gördün mü bir türlü oturmadın şu ekranın başına, oyun olsa oturuyorsun ama,’’ diyen bir yerden değil de öncelikle çocuğumuzu anlayan, aldığı nottan çok mutluluğunu önemseyen, onu koşulsuz kabul eden ve duygularını ifade etmesine fırsat veren bir yerden süreci değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

 

2)      Çocukların yazın aile desteği ile takviye yapması gerekir mi yoksa yaz tatili ödevi yeterli mi?

Bu soruya her çocuğumuz için genelleme yapmamın doğru olmayacağını düşünüyorum. Özel gereksinimli öğrencilerimiz için uzun araların öğrendiklerini unutmamaları açısından aile desteği gerekebilir.

Yaşadığımız kaygının, korkunun çocuklarımız tarafından da eş zamanlı yaşandığını düşünüyorum. Çocuklarımıza ve kendimize bilişsel anlamda esneklik sağlamamız gerektiğini de eklemeliyim. Bilişsel Esneklik kişinin karşısına çıkan durumla ilgili düşüncesini değiştirebilme gücüdür. Bu alanı kendimiz ve çocuklarımız için açtığımızda problem çözme, alternatif çözümler araştırma becerilerimiz gelişmiş olacaktır. Yeni dönemde daha konsantre olmuş ve kendimizi tazelemiş olabileceğimiz için yaz tatilinde verilen ödevlerin yeterli olabileceğini düşünüyorum.

 

3)      Çocuklar arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle vedalaşamadan okul bitiyor. Bu durumu onlara nasıl açıklamak, neler yapmak gerek?

Her şey ani oldu. Okulların kapanması, kısıtlamalar, sokağa çıkma yasakları…Yarım kalan bir sürü işle birlikte Covid çocuklarımız için dünyanın daha az güvenli olduğu mesajını aktardı. Öncelikle çocuklarımızın yaşamış olduğu tüm belirsizlikleri anlayan, yarım kalmış bitirilememiş işlerin çocuklarımız üzerinde bıraktığı etkiyi hisseden bir yerde durmamız gerektiğini düşünüyorum. Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin hayalleri vardı. Mezuniyet törenleri; En önemli ihtiyaçları olan sosyalleşme ihtiyaçları.

Örneğin;’’ Okulların kapanışı bu yıl her yıldan çok farklı olacak. Bu tüm dünyada ilk defa yaşanan bir olay. ‘’Arkadaşların ve öğretmenleriyle vedalaşamadan okul bitiyor. Kendini nasıl hissediyorsun?’’ diye çocuğumuza sorabiliriz. Çocuğumuzun bize aktardığı duyguya göre ona duygusunu geri yansıtabiliriz.’’ Üzgünsün haklısın, işin yarım kalmış gibi hissediyorsun, arkadaşlarına ve öğretmenlerine sarılmadan ayrılmak kolay değil.’’ gibi bir açıklama yapabiliriz.

Hangi yaş grubu olursa olsun güven dolu bir yerden onları kucaklamalıyız. Onları teselli etmeye çalışmadan, durumu çözmeye çalışmadan sadece duygularını anlamaya yönelik cümleler kurmalıyız. ‘’Yaşadığın her ne ise tüm bu duygularını yaşamana fırsat vermek için ben buradayım,’’ diyerek empati kurmalıyız. Tüm bu duygularla yalnız olmadıklarını hissettirmeliyiz.

4)      Karnesi iyi gelmeyen çocuk olursa ne yapmalıyız?

Karnesi iyi gelmeyen çocuk genellikle ‘sen değerli değilsin’ mesajını alır. Yaşadıkları yoğun duygu genellikle utançtır. Bu grupta yer alan çocuklar karneyi saklar ya da geçiştirirler. Çünkü çocuk okul ortamında utandırılmanın üstüne bir de evde bu duyguyu yaşamak istemez.

Çocuklarımızın birey olduklarını unutmamalıyız. Onlarla çatışmaya girmemeliyiz. Onların değerlerini karne notuyla ölçmediğimizi vurgulamalıyız. Çocuklarımızın karnesinde yazan rakamlardan çok öğrenmesiyle ve öğrenme tarzı ile ilgilenmemiz gerekmektedir.  Çocuklarımızın duygularını ifade etmesine izin verdikten sonra’’ Almış olduğun karne sana olan sevgimi ölçmez. Bu sonuç senin derslerin ile ilgili nerede olduğunu gösterir. Süreçte bu konuyla ilgili planların neler?’’ gibi bir ifadeyle konu hakkında sorumluluk almalarına teşvik edebiliriz.

Çocuğumuz ile olan ilişkimizde okuldan ayrı bir hayatın olduğunu öğrendiğimiz bu süreçte bunu unutmadan yola devam etmemiz gerektiğini de hatırlatmak isterim.

 

 

 

 

5)      Yeni okul döneminin erken başlayacağını nasıl anlatmak gerekir?

Gerçekçi ve basit bir dille anlattığımız zaman çocuklarımızın daha kolay uyum sağlayabileceğini düşünüyorum.

’’ Pandemi sürecinde okullarımızda aksayan eğitim öğretimin telafisi için bu sene farklı olarak okullar erken açılacak.’’ demek başlangıçta yeterlidir diye düşünüyorum. Ardından gelen sorulara da bildiğimiz kadarıyla yalın bir dille cevap vermek önemli olacaktır. Bilmediğimiz sorulara da ‘’bilmiyorum ama birlikte öğrenebiliriz,’’ diyebiliriz.

 

 Geleceği tahmin edemiyoruz. Elimizden gelen bugüne çok iyi bakmak. Bugüne kendimize ve ailemize ilişkimize iyi bakmak. Burada olanı kaçırmadan geleceğin sunacaklarını kucaklamak için durmak gerekir. Anlatacak olduğumuz her yeni şey için hayatta yalnız olmadığımızı unutmamalıyız, dünya üzerindeki herkesin aynı çaresizliği yaşadığını biliyor olmalıyız.

 

6)      Tatilde neler yapılabilir? Öneriler paylaşır mısınız?

Bu tatil her zamankilerden biraz daha farklı olacak. ‘’Çocuklarımıza bu yaz diğer tüm yazlardan farklı olacak ama yine de eğleneceğiz.’’ diyerek başlayabiliriz.

  • Ailecek içinde sarılma, temas içeren oyunlar oynayın.
  • Çiçek dikin.
  • Birlikte yemek yapın.
  • İrili ufaklı taşlar toplayın üzerinde gördüklerinizden bir hikaye uydurun.
  • Beş taş oynayın.
  • Saklambaç oynayın.
  • El el üstüne kimin eli var oynayın.
  • Çocuklarınıza yoğurt yapmayı öğretin.
  • Sessiz sinema oynayın.
  • Bulutlardan şekiller üretin.
  • Sokak hayvanlarına su verin.
  • Kamp kurun.
  • Doğada yürüyüş yapın.
  • Koleksiyon yapın.
  • Birlikte reçel yapın.
  • Kağıttan gemi yapmayı öğretin.
  • Bir dünya haritasında ülke bulma oynayın. İnternetten ülkeyi tanıyacak bilgileri toplayın.
  • Günlük yazın.
  • Sıradan şeyleri taktir edin.
  • Mum ışığında masallar okuyun.
  • Yüzük saklama oynayın.
  • Hiçbir şey yapmama günü ilan edin.